Annelik İç Güdüsü Ne Demektir?

İnsanlık tarihinin başlangıcından beri insanlar için neslini devam ettirmek bir gaye haline gelmiştir. Yetişkinlik çağına gelen erkekler ve kadınlar kendilerini çalışmak ve evi geçindirmek dışında farklı bir amaç belirleyerek kendilerinden bir parça dünyaya getirmek istemişlerdir. Öyle ki doğan bu yeni insanı yetiştirmek, büyütmek ve ileri ki yaşlara getirmek onlar için bir vazife olmuştur.

Bebek İsteği

Birçok insan, erkek veya kadın herhangi bir akli denge problemi olmadığı sürece beraber olduğu sevdiği gönül bağı kurduğu kişiden bir bebeği olmasını istemiş bunun için elinden geleni yapmaya çalışmıştır. Öyle ki bebeği olamayan insanlar bile bunun için tedavi görmeye çalışmış ve türlü yönteme başvurmuştur. Hatta hiç çocuğunun olmayan (kısır) kimseler bile kendilerine ait olmayan çocukları yani kimsesizleri evlat edinmiş ve onları kendi öz evlatları gibi sevmişlerdir. Peki, tüm bu çaba yeni bir insanın dünyaya gelmesi sadece neslin devamlılığı için mi yapılmıştır? Yoksa bunun olmasını tetikleyen hisler mi vardır?

Evlat Ve Sevgi

Evlat kelimesinin lügat da karşılığı bir kimsenin oğlu veya kızıdır. Hayvanlarda ve bitkilerde bile olan bu üreme yetisi yaşayan her canlının kendi gibi bir yenisini dünyaya getirme durumudur. Her canlının kendi doğurduğu bu canlıyı sevmesi gerekmez. Sevgi duygusu ve diğer hisler ancak yaradılıştan kaynaklı içten gelen duygular eşliğiyle gerçekleşir. Evlat kelimesi, bir anne ile babanın evladına olan bu derin bağın karşılığıdır. Bundan sebeptir ki insanoğlu hem zekasıyla hem de sevebilme kabiliyetiyle diğer canlılardan ayrılır.

Annelik İç Güdüsü

Canlıların Annelik İç Güdüsü

Bizim varoluş amacımız topraklarımızı benimseyip kök salmamızın büyük bir sebebi de bizden önce gelen nesillerdir. Bizden önce gelen nesillerle bağlantısı bir zincirin parçaları gibi olmamız ve bir döngüyü tamamlıyor olmamızdır. Bu yüzdendir ki evladın kıymeti çoktur. Anneler bebeği 9 ay karnında taşıdığından ve meşakkatli birçok süreci göğüs gerip çocuğu doğurduğu için bu duygular onda babaya nazaran daha yoğun yaşanır. Bu yaşanılan sevme olayı en derinlerden, çocuk dünyaya gelir gelmez kendini hissettirir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.